İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Teoriler
  3. Freud'un Psikolojide Kimlik Kuramı

Freud'un Psikolojide Kimlik Kuramı

kimliği teorisi

Sigmund Freud’un psikanalitik kişilik teorisine göre, id, temel dürtüleri, ihtiyaçları ve arzuları karşılamak için çalışan bilinçdışı ruhsal enerjiden oluşan kişilik bileşenidir. İd, ihtiyaçların derhal memnuniyetini talep eden zevk ilkesine dayalı olarak çalışır. Kimlik, Freud, id, ego ve superego tarafından öne sürülen üç ana kişilik bileşeninden biridir.

Freud’un psikodinamik bakış açısını anlamak, psikolojinin tarihi hakkında bilgi edinmede önemlidir. Popüler kültür ve felsefede çoğu zaman id, ego ve süperego referanslarını göreceksiniz.

theory of the Id
Çizim Emily Roberts, Verywell tarafından

Kimlik Ne Zaman Oluşur?

Freud kişiliği bir buzdağına benzetti. Buzdağının suyun üstündeki ucu bilinçli farkındalığı temsil eder. Buzdağının suyun altındaki kütlesi, tüm gizli arzuların, düşüncelerin ve hatıraların bulunduğu bilinçdışı zihni sembolize eder. Bu kimliği var orada.

Kimlik, Freud’a göre doğuşta mevcut olan kişiliğin tek kısmıdır. Ayrıca, kişiliğin bu ilkel bileşeninin tamamen bilinçdışı içinde bulunduğunu ileri sürdü. Kimlik, kişiliğin itici gücü olarak işlev görür. Sadece çoğu doğrudan hayatta kalmaya bağlı olan en temel dürtülerimizi yerine getirmek için çabalamakla kalmaz, aynı zamanda kişiliği yönlendirmek için gerekli tüm enerjiyi sağlar.

Bebeklik döneminde, kişiliğin diğer bileşenleri oluşmaya başlamadan önce, çocuklar tamamen kimlik tarafından yönetilir. Yiyecek, içecek ve rahatlık için temel ihtiyaçların karşılanması son derece önemlidir.

Büyüdükçe, bir dürtü, ihtiyaç veya arzu duyduğumuzda kimliğin ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçmemiz açıkça sorunlu olurdu. Neyse ki, kişiliğin diğer bileşenleri yaşlandıkça gelişir, kimliğin taleplerini kontrol etmemize ve sosyal olarak kabul edilebilir şekilde davranmamıza izin verir.

Id Nasıl Çalışır?

İd, zevk ilkesine göre hareket eder ve bu ihtiyaç duyulan derhal karşılanması gereken fikirdir. Acıktığınızda, zevk ilkesi sizi yemeye yönlendirir. Susadığınızda, içmek için sizi motive eder. Ama elbette, isteklerimizi her zaman tatmin edemeyiz. Bazen, doğru ana ya da ihtiyaçlarımızı karşılayacak şeylere erişene kadar beklememiz gerekir.

Hemen bir ihtiyacı karşılayamadığımızda, gerginlik oluşur. İd, gerginliği geçici olarak gidermek için birincil işleme dayanır. Birincil süreç, hayal kurmayı, hayal kurmayı, halüsinasyon görmeyi veya başka bir işlemi gerçekleştirerek zihinsel bir imaj yaratmayı içerir. Örneğin, susadığınızda, uzun, soğuk bir bardak buz suyunu hayal etmeye başlayabilirsiniz.

Kimlikle İlgili Gözlemler ve Alıntılar

Freud, 1933’te “Psikanaliz Üzerine Yeni Tanıtım Dersleri” adlı kitabında kimliği “kişiliğimizin karanlık, erişilemez bir parçası” olarak tanımladı. İdeyi gözlemlemenin tek gerçek yolu, düşlerin ve nevrotik davranış ipuçlarının içeriğini incelemekti. Freud’un kimliğe ilişkin anlayışı, en temel ihtiyaçlarımızı yerine getirmeye çalışan zevk prensibi tarafından yönlendirilen içgüdüsel enerji rezervi olduğu idi. Freud ayrıca bunu “heyecan verici bir şey uyandırma kazanı” ile karşılaştırdı ve kimliği gerçek bir örgütlenme olmadığını açıkladı.

“Kimlik olduğu yerde, ego olacak” dedi.
(Sigmund Freud, 1933, “Psikanaliz Konusunda Yeni Tanıtım Dersleri”)

Peki kimlik ve ego nasıl etkileşime giriyor? Freud, atla ve biniciyle olan ilişkilerini karşılaştırdı. At, onları ileriye götüren enerjiyi sağlar, ancak bu güçlü hareketleri yön belirlemek için yönlendiren sürücüdür. Bununla birlikte, bazen sürücü kontrolünü kaybedebilir ve kendini sürüş boyunca kolayca bulabilir. Başka bir deyişle, bazen ego, kimliği gitmek istediği yöne yönlendirmek zorunda kalabilir.

“İnsanlar aslında kimlikleri açığa çıkarken yaşıyorlar. İçinde olup bitenleri gizlemekte iyi değiller.
(Philip Seymour Hoffman) ”

Freud’un kişilik görüşleri tartışmalıdır, ancak psikanaliz ve psikoloji pratiği tartışılırken bunlarla ilgili temel bilgiler önemlidir.


Yorum Yap

    Yorum Yap